---}--}@ Arşivime Hoş Geldiniz,Benim Beğendiklerimi Umarım Siz de Beğenirsiniz... Resimler ve Yazılar Forumlardan Alıntıdır..

Bazen olur ya; yorulup kalırız bir yerlerde.
Yaşamdan bir nefes daha almak istediğimizde, dönüp bakmalıyız aynaya.
Sırtımızı dönmek fayda etmez dağlara.
Ne zamana kıymalı insan, ne de keşkelerine ağlamalı; bunalıp kaldığında bir köşede.

Yeniden yola koyulmalı, yine yeniden sevebilmeli yokuşları.
Ertelemeye gelmez hayat; ne varsa bir gün yaparım diye...
Bir yerden başlamalı vakit kaybetmeden.

Her geçen günün adım adım hesabından düşüldüğünü unutmamalı insan.
Bazen değiştirmeli bir şeyleri.
Çok değil küçük şeylerden başlamalı, bir gün bir durak önce inebilmeli bazen.
Evine girerken taşıdığı ne kadar dert varsa içinde, asabilmeli bazen kapı önündeki ağaca...

Kendiyle barışmalı insan.
Yüreğine takmalı bazen pembe gözlüklerini; baktığını değil gördüğünü hissedebilmeli bazen.
Yerinden çıkıp bazen koyabilmeli bir başkasının yerine kendini.
Ağlayana sus demeyi değil; onunla ağlamayı denemeli bazen.
Fark edebilmeli hayatın gerisinde değil, tam içinde olduğunu.

Sevmenin bir insanı üzmekten daha değerli olduğunu fark edebilmeli bazen.
Sadece söyleyecek bir şeyleri olmadığında değil, durup dinleyebilmeli insan.

Bazen içinden geldiği gibi davranmalı insan aldırmadan kimseye.
Hiç uzaklara gitmeden kendinde aramalı huzuru.
Dünya değişecekse eğer bir gün; bilmeli dönüm noktasının kendisi olduğunu.
Anlayabilmeli ölümün ayrılıktan daha kolay olduğunu; sevdiklerini kaybetmeden önce.

Sevilmenin bir insanı sevmekten başladığını öğrenebilmeli.
Kötülüğü değil; iyiliği emretmeli.
Hatırlamalı sevgilerin paylaştıkça arttığını; acıların olduğunu da unutmadan.

"Keşke" demeden anlayabilmeli insan; şükretmenin ne demek olduğunu...

Ve unutmamalı insan; elindekilerinin ne kadar değerli olduğunu...
     (Alıntıdır)
 

Acımak sevgi değildir, üstünlüğün kabulüdür.

Hoşgörü sevgi değildir, istemediğine katlanmaktır.

Bağımlılık sevgi değildir, gereksinmenin karşılanmasıdır.
Sevgi, değer vermesini bilmektir.

Sevgi,yaşama hakkını kabul etmektir.

Sevgi, varolmaktan kıvanç duymaktır.

Sevgi, birlikte olmaktan sevinç duymaktır.

Sevgi, eşitliğin duyumsanmasıdır.

Sevgi, bütün yapay ayrımların hayattan çıkarılmasıdır.

Sevgi, bilinçtir.

Sevgi, insan olmaktır.

Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve yerine parayı koyduk.

Para için yaşıyoruz, para için eğitim görüyoruz, para için meslek ediniyoruz, para için çalışıyoruz, para için birbirimizi çiğniyoruz, para için birbirimizi aldatıyoruz, para için savaşıyoruz.
Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve yerine üstün olmayı koyduk.

Üstün olmak için yaşıyoruz, üstün olmak için yarışıyoruz, üstün olmak için kendimizden başkasının aşağı olmasına çalışıyoruz.

Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve nefreti içimize çağırdık.

Birbirimizden nefret ediyoruz nefretle yaşıyoruz, nefretle çalışıyoruz, nefretle dövüşüyoruz, nefretle öldürüyoruz.

Para, üstün olmak ve nefret etmek hayatımızı dolduruyor.

Hayatımız da savaşlarla, dünyayı yağmalamakla, birbirimizi boğazlamakla geçiyor.

Sevginiz olmadıktan sonra daha çok paranız olsa, daha üstün olsanız, daha çok toprağınız, eviniz arabanız, malınız olsa ne olur?
Sevginiz yok ve hiç bir şeyiniz yok.

Belki de yeniden öğrenmemiz gereken budur.

"ALINTIDIR"


“Derdimi kimseye dökemiyorum. Bu hâlimden dolayı beni kınıyorlar. Aldırış ettiğimi sanma. Sadece üzülüyorum. Anlaşılmak gibi bir derdim de yok. Her gün onlarca yüzle karşılaşıyorum. Ne var ki o yüzler bana tanıdık gelmiyor. Hep seni arıyorum. Bağda binlerce ay yüzlü güzeller var. Güller ve misk kokulu menekşeler var... Oysa benim için senden başkası yok.”
(Hz.Mevlana)
Huzur
Bir gün bilge bir kral, huzuru en güzel resmedecek sanatçıya büyük bir ödül vereceğini ilan ettti. Yarışmaya çok sayıda sanatçı katıldı. Günlerce çalıştılar, birbirinden güzel resimler yaptılar. Sonunda, eserlerini saraya teslim ettiler.
Tablolara bakan kral sadece ikisinden gerçekten çok hoşlandı. Ama birinciyi seçmek için karar vermesi gerekiyor.
Resimlerden birisinde, sükünetli bir göl vardı. Göl bir ayna gibi etrafına yükselen dağların huzurlu görüntüsünü yansıtıyordu.Üst tarafta pamuk beyazı bulutlar gökyüzünü süslüyordu. Resme kim baktıysa, onun mükemmel bir huzur resmi olduğunu düşünüyordu.
Diğer resimde de dağlar vardı. Ama engebeli ve çıplak dağlar. Üst tarafta öfkeli gökyüzünden yağmur boşalıyor ve şimşek çakıyor. Kısacası, resim hiç de huzur dolu görünmüyordu.
Fakat, kral resme bakınca, şelalenin ardında kayalıklarda bir çatlaktan çıkan mini minnacık bir çalılık gördü. Çalılığın üzerinde ise anne kuşun ördüğü bir kuş yuvası görünüyordu. Sertçe akan suyun orta yerinde, anne kuş yuvasını koruyor... Harika bir huzur ve sükun.
Peki ödülü kim kazandı dersiniz?
Kral ikinci resme seçti.
‘‘Çünkü’’ dedi, ‘‘Huzur hiçbir gürültünün, sıkıntının ya da zorluğun bulunmadığı yer demek değildir. Huzur, bütün bunların içinde bile yüreğinizin sükun bulabilmesidir. Huzurun gerçek anlamı budur.’’
Şarkılar değil de
Hep kulaklar bitiyor,
Onarmak zordur.
Bir yürek üşümüş
Kapamış kapılarını,
Onarmak zordur.
Bir şey yitirilmiş
Hiç eskimeyecektir,
Onarmak zordur.
İnsanin içine düşen korku
Özgürlüğünden olmuştur,
Onarmak zordur
Ölümü düşünmek yenilmek,
Sevmek ölümü yenmektir,
Onarmak zordur


ÖZDEMİR ASAF


Üsüyorum...

yüregim üsüyor...

uzun bir mektup yazmak gecti icimden bu aksam, satirlara mürekkep gibi akmak istedim, gözyaslarimla sulamak istedim kelimelere dönüsen duygularimi, en güzel renkte acsin diye beyaz sayfada yüregim... oynatmak istedim kalemi parmaklarimin arasinda, satir satir kalbimi dökmek istedim, eritip yüregimi masanin kösesinde duran kirmizi mumun üzerine, hic sönmezcesine yazmak istedim sabaha kadar... eridikce yanmak, yandikca erimek istedim, yazdikca satirlarda kaybolmak istedim...



uzun bir mektup yazmak gecti icimden bu aksam... yüregimden bahsetmek istedim, kime neden kirildigimdan, kimin beni neden yanlis anladigindan, neden her aksam agladigimdan, neden sustugumdan... yüregimdeki yaradan bahsetmek istedim... kime yazacagim sorusu aksamin geceye dam tuttugu anda vazgecirdi beni bu fikirden... kime yazacaktimki....



adres bölümüne kimin adini yazacaktim, kac kurusluk pul yapistiracaktim, hangi zarfa yüregimi sigdiracaktim...



Saat gece yarisi, kapina geldim...

Yüregim üsüyor, yangin yeri yüregim...

ac ne olursun bekletme beni...

anlatamadim kendimi... bana verdigin konusma nimetini sükrüyle eda edemedim...

bagisla beni...

anlasilmayi bekledim... heyhat... sen dururken neden baska kapilar caldim...

sana ne uzun bir mektup yazmam nede yanlis anlasilmaktan korkmak gerekir...

kalbimle benim aramda olan sen degilmisin, sah damarimdan daha yakin olan sen...

yüregim sana ayan, her kalbimin carpmasi sana halim beyan...

beni sen anliyorsun ya...

neyleyim dili ,neyleyim kelimeleri...

beni yalniz birakma ne olur kapina geldim bekletme beni,

yalnizlikdan cok ürküyorum, kime bel bagladiysam karanliga itti beni...

bagisla beni, artik senden baska kimseye dayamam sirtimi, asami attim Rabbim...

hakikata daldir beni...







...alinti...


3562- Ömer (r.a.)'den rivâyete göre,Ömer, Rasûlullah (s.a.v.)'den Umreye gitmek için izin istemişti de bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.)::''Ey kardeşim duâlarına bizi de ortak et bizi unutma''demişti. (Ebû Dâvûd, Salat: 27;İbn Mâce,Menasik:17)

Dua edenemi, edilenemi faydası olur belli olmaz,buyurmuş büyükler ..
dualarda buluşmak niyazıyla...
*******

Followers

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

************
blogger counter

View My Stats *************************************

widget
**************

****************************free counters