” Kalbimi nar eyleyip kırsam . . .
Nar tanesi gibi her bir derdim bir yana saçılsa . . .
Cümle kamu dertlerimden ağlasa ne gam;
Sen o kalbe nazar kılmadıktan sonra . . . “
Zeki Bulduk ~
![[Resim: a50ae0d562ecec710e1478f47dc0e25f_1308293746.gif]](https://lh3.googleusercontent.com/blogger_img_proxy/AEn0k_thSTN-98EsWUkNReYVf0wFa8FDpx0nCg8GKkO23Rjv1wsLlsBfT_kiV8XfUJz0nCQfNv2u7wUmOkgdnZfWJd8EDg-Mfy0PU5_rFJEtHrniYR57rg1PwdzAYuQ0_GFXWSUGsqBH3r_GGvTwPkHFBVsMMqGVFXaBTb-Z8LtYhZ0NM2E5=s0-d)
Cumanız mubarek olsun!
Olsun ki, yürekler atsın Allah Allah diye.
Olsun ki, aşk-ı Muhammed gönüllere azık olsun.
Olsun ki, paramparça bu ümmet; kardeşlik bilinciyle kaynatılmış, tevhid temeli üzerine kurulmuş, çatısı Kuran, zineti sünnet olan bir kaleye dönüşsün!
amin..amin..amin..
Flashları hazırlıyan Candan öte canımdan mevlam ebeden razı olsun..
emeğine ,yüreğine sonsuz nur,sonsuz bereket ,SONSUZ RAHMET olsun küçük dervişim,nur dervişim...
TUT
Son kaya iniyor kuyu aydınlanıyor
Ses insanın derinlerde parlayan
Son isyan denemesi oluyor güzel
İçimde yaman tutuk bir şair doğuyor
Tut elimden
Dosta düşmana karşı bir iyi konuşayım
Tut
Kulede saat kırılmasın
Geyikler sağır
Rüyalar boğuk olmasın
Son kral ağlıyor, üstünde son kuş yoruluyor
Halkın kayıp annelere karşı saygısı yok
Tut elimden
Düşen tüyleri toplayalım
Tut
İsimsiz çocuk ağlamasın
Kuyuda ışık sönmesin
Kırk oda içiçe dönmesin
Halayıklar sağır
Dualar boğuk olmasın
Son insan yürüyor
Tut elimden kaçalım
Kaçalım kaçalım
Bizi kimseler görmesin
Arayanlar bulmasın
Tren duvarları sarsmasın
Yürek bu kadar hızlı çarpmasın
Kan böylesine hızlı akmasın
Aşkın kulakları sağır
Sesi boğuk olmasın
Sezai KARAKOÇ
Sevgili, Sözcükler Ve Sonsuzluk
Bir başkasını dünyanın bir ucuna dek izleyeceğimizi
söylemek biraz abartılı değil midir?
Varsayalım ki dünya sonsuzdur ve o bir başkası
bizden önce yoruldu.
Ve varsayalım ki yağmaktadır yağmur ve dolu!
Hem sonsuzluğu yansıtan hem de kökleri onda olan
derin dağ gölleri gibi olduğunu söylemek
bir başkasının gözlerinin, biraz abartılı değil midir?
Düşün ki hem de yarın ağırca asılı durursa bulutlar
yüce dağlar üstünde, ve çamur fışkırırsa derinliklerden!
Ne bir gülün, ne bir atın, ne bir tarlanın, ne de başka
bir insanın güzelliklerinin benim güzelliklerim gibi
asla olmadığını söylerken abarttığını sanmıyor musun?
Dağ göllerinde yüz, dostum, tırman yüce dağlara,
git dünyanın sonuna at sırtında yağmurda ve doluda
ve izin ver saçlarımdan geçen bir meltem gibi
ulaşsın düşüncelerin bana,
kulağımdaki o son uysal ıslığı gibi ardıç kuşunun,
akşam güneşinin yüzümdeki alazı gibi
ve karanlıktan kucağıma düşen
bir yıldız gibi.
Hep abartırız aşk içindeyken.
Sesimin sekiz kentin tapınak çanları gibi
çıktığını söylüyorsun bana.
Yedi deseydin
sanıyorum eğlenirdim söz sanatınla.
Fakat bu konuda bu kadar konuşmak yeter.
Hep beni aradığını söyleyip sürdürüyorsun konuşmayı.
Ya ben? Kimi aradım sanıyorsun dünyanın bir ucunda
yağmurda ve doluda yüce dağlar üstünde
ve sonsuzluğun göllerinde?
İşte buradayız şimdi, dostum, gitme benden,
hemen gitme, hayır hiç gitme!
Erik Stinus
Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen. Ne incitir, ne acıtır.
Ne yaralar, ne kanatır.
Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun, varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir böyle sevmek.
Elif Şafak
Hayat
Kır çiçeklerinin yurt tuttuğu
her dağın hüzünlü bir patikası var
kuytusuna yaralı düşen kuşlar
son kez baktıklarında görürler boşluğu
Gövdem bir dağ gülüm
kalbim onun patikası
Son kuşların giderken bıraktığı en uçası
boşluğa resmedilmiş yaralı bakış ömrüm
Ayrılık uçurumunda çiçek verir
sürgünü kendinde ömür ağacı
Gezginlerin geçerken umursamadığı
seçilmiş yalnızlığın ateşinde erir
hayata çığlık veren sancı
Herkesin kimliğinde bir Ferhat
dağları delmeğe hazır aşk için
Herkesin uçurumu bir Şirin
Sorgulanan günlerin toplamıdır hayat
Babür Pınar
Duândaki devam ve ısrara rağmen
Lütuf ve ihsan vaktinin gecikmesi
Üzülmene ve ümidini kesmene sebeb olmasın.
Çünkü duâya icabet;
Senin istediğin vakitte değil,
Allah’ın senin için tercih ettiği zamanda tecelli edecektir.
Ataullah İskenderî