---}--}@ Arşivime Hoş Geldiniz,Benim Beğendiklerimi Umarım Siz de Beğenirsiniz... Resimler ve Yazılar Forumlardan Alıntıdır..



Ma’nâ âleminde, vefâ yolunda;
Aşk ile elendim bir cana düştüm!..
Gönül vecde geldi cezbe hâlında;
Derdime gül bastım, dermâna düştüm!..

Gurbet, gam bendini bende mi kurdu?..
Mevlâ’m emaneti sırtıma vurdu!..
Her katrem ‘hû’ dedi, duruldu, durdu;
Kaynadım, çağladım devrâna düştüm!..

Duydum can özümde ney’in zârını;
Özünden ayrılmış buldum varını!..
Başımda gördükçe nefsin dârını;
Ölmeden hesaba, mizâna düştüm!..

Ömrüm, kula döndü bir hak uğruna;
Hasret odu düştü gülün bağrına!..
Girdim ibret ile âlem seyrine;
Hayretten süzüldüm, hayrana düştüm!..

Ey gönül, dost için yüzümüz var mı?
İhlâs ocağında, közümüz var mı?..
Bu sesler, ahenkler özge diyâr mı?
Bir aşkın elinden mestâne düştüm!..

Takvâyla inceldi bu içli sözüm;
Edep dergâhında, tutuştu közüm!..
Bir zikrin nûruna kandıkça özüm;
Sınandım irfandan, irfana düştüm!..


RIFAT ARAZ
Darısı Başıma....



Yeryüzünde yalnız benim serseri,

Yeryüzünde yalnız ben derbederim.


Herkesin dünyada varsa bir yeri,

Ben de bütün dünya benimdir derim.



Yıllarca gezdirdim hoyrat başımı,

Aradım bir ömür, arkadaşımı.

Ölsem dikecek yok mezar taşımı;

Halime ben bile hayret ederim.



Gönlüm ne dertlidir, ne de bahtiyar;

Ne kendisine yâr, ne kimseye yâr,


Bir rüya uğrunda ben diyâr diyâr,

Gölgemin peşinden yürür giderim...

Necip Fazıl KISAKÜREK
Karanlığa Kandil Yakmak

"Gönlünün kandili sönmüş, zifiri gecede kalmışsındır.
Ama işte ancak böyle durumlarda,
yani iki göz birden karanlıkta kalınca,
bir üçüncü göz açılır insanda.
Kapanmayan bir göz...
...

Ve ancak o zaman anlarsın ki bu elem sonsuza dek sürmeyecek.
Hazandan sonra başka mevsimler,
bu çölden geçince nice vadiler gelecek;
bu ayrılığın ardında ebedi bir vuslat..."



Elif Şafak
KARTALIN SEÇİMİKartal Yuvası



Kartal, kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır. 70 yıla kadar yaşayan kartallar vardır. Ancak bu yaşa ulaşmak için, 40 yaşındayken çok ciddi ve zor bir karar vermek zorundadır.
Kartalın yaşı 40 a vardığında pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sağladığı avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelir.
Gagası uzar ve göğsüne doğru kıvrılır. Kanatları yaşlanır ve ağırlaşır.
Tüyleri kartlaşır ve kalınlaşır. Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır.
Dolayısıyla kartal burada iki seçimden birini yapmak zorundadır:

Ya ölümü seçecektir,Ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir.

Bu yeniden doğuş süreci 150 gün kadar sürecektir.
Bu yönde karar verirse kartal bir dağın tepesine uçar ve orada bir kaya duvarda, artık uçmasına gerek olmayan bir yerde, yuvasında kalır.
Bu uygun yeri bulduktan sonra kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar.
En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer.
Kartal bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler.
Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker çıkarır.
Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar.
5 ay sonra kartal, kendisine 20 yıl veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur yeniden doğuş uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir.


ALINTI...
 [Resim: untitljyj.png]
Akıp giden zaman içinde bir kafesteyim,
Her türlü amelde çok ahesteyim,
Kabrim beni bekliyorken ,
Dünyalık hevesteyim,
Uyandır artık Ya Rab!
Belki son nefesteyim..!


Hz. Mevlana (r.aleyh)
 

Mevsim bahara merhaba demeye hazırlanırken,

Sen yoksun uzaklardasın ey nazende?

Bu sensiz kaçıncı bahar olacak bende

Ve kaçıncı sensiz cemre düşecek toprağıma

Yüreğime, gönlüme ey nazende?


Kaç cemre düşmeli yüreğime, ısınmak için yeniden.
Unutmak için, yeşil nazarlarını, mavi bakışlarını,
Kaç bahar geçmeli sensiz ömrümde, hasretinin üstünden...
Ve sensiz kaç gece kuşatmalı benim ruhumu bu diyarlarda

Kaç ceylan su içmeli sensiz dağların soğuk sularından,
Sevda sebillerinden, yürek pınarlarından nazendem.
Kaç güvercin uçmalı, kanatlarında ümidi taşımalı mevsimlere
Vuslat semalarının rüzgârını çekmeli ciğerlerine ey nazende
Kaç yağmur ıslatmalı bedenimi, arınmak için özleminden...

Kaç menekşe açmalı saksılarımda ve büyümeli pencerelerimde
Boyun bükmeden ümid olmalı bana sensiz baharlarda nazende
Kaç ilkbahar yaşamalı, kaç ilkyaz yaşamalı gönlüm sensiz nevbaharlarda
Üşümeden,


Ağlamadan,

Ölüm gelmeden önce bana
Ve
kaç sene,
kaç ay,
kaç gün,
kaç saat,

geçmeli ömrümden ve ömrümden,


Kaç cemre düşmeli kuruyan düşlerimizi yeniden,


Yeşertmek için toprağa ve suya ey nazende?


Yazalım adımızı cemrelere ki hayat bulsun,


Toprakta ve suda,


Filizlenelim her baharda sessizce?


Açalım binbir çiçek gibi kırlarda?


Söyle daha kaç cemre düşmeli?


Kaç seher yeli değmeli yapraklarımıza?


Daha ne kadar dualar dilimize düşer


Sen söyle ey sevgili daha kaç cemre düşmeli yüreğime..


Ey sevgili, en sevgili?


gece yağan kar
sessiz ve pürüzsüz
bir yazılmaz söze büründünüz
beyaz gül
sevdanın diliyle aç
üşüyen yalnızlığımdır şimdi
kalbine kalbimi sar
ey sözü köpürten hallaç
irâdı kederin
kederimle örtüşür

yolculuğunuz gece yağan kardı
ey sevdaya bac kesen abdal
dil kapısı kapandı
gönül kapısını aç
ey sözü savuran hallaç
hasretin diyarından
ne vakit dönülür
bir kuru dal
bir kuru yaprağa düşer de hâlin
hâlimle örtüşür


Arif AY
*******

Followers

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

************
blogger counter

View My Stats *************************************

widget
**************

****************************free counters