---}--}@
"Sana affedilemeyecek kadar büyük hata yapan birine, akıl sınırlarının bittiği yerden başlayacak ceza vermek istiyorsan ; bütün samimiyetinle affet.
Hissedilen her şeyi arşivleyen kader, kendisiyle en iyi biçimde ilgilenecektir..."
Şems-i Tebrizi
Yâ Rabbi..!
Gönlümdeki boşluğu sevdiğin bâki şeylerle doldur..
Ben ne koydumsa çürüdü gitti..!
Hakkı tavsiye etmeden sabrı tavsiye etmek,
Ekilmedik tarlaya hasada gitmektir
-Mustafa İSLAMOĞLU-
Ekilmedik tarlaya hasada gitmektir
-Mustafa İSLAMOĞLU-
Sana yazları sıcak ve kurak,
kışları soğuk ve yağmurlu bir coğrafyada yaşadığımızı söyleyecekler.
Gerçek olan senin mevsimindir oysa.
O günün nasıl geçeceğini anlayabilmek için gökyüzüne bakman gerekmez.
Dönüp yüreğine bak. Yağmurlar ve güneş yüreğinden süzülür.
Gerçek olan yüreğinin mevsimidir, senin mevsimindir.
Her sabah uyandığında gözlerinden dünyaya saçılandır mevsim.
Güneş senden doğar ve yağmur senin gözlerinden düşer yeryüzüne.
Tarık Tufan
Makam, mevki elden çıkar giderde
İyilik kumaşı solmaz be oğul
Tek kişinin olsa, dünya tapusu
Er, geç kapanacak kazanç kapısı
Harap olur şatoların yapısı
Bu dünya kimseye kalmaz be oğul
Mala tamah etmek var ise serde
Gözüne çekilir siyah bir perde
Cimrilik, insanı düşürür derde
Hasedin, heybesi dolmaz be oğul
Bencil olan, önem vermez insana
Yolunu şaşırır, düşer isyana
Gün gelir, zulmeden uğrar ziyana
Mazlumu inciten gülmez be oğul
İster vali olsun, isterse kadı
Bozulacak bir gün ağzının tadı
Yalan dünya diye konsada adı
Nefis, umursamaz, bilmez be oğul
Kimse muaf değil, olmazsa deli
Her amelin, mutlak vardır bedeli
Hak sahiplerine, hakkın vermeli
Vazife ihmale gelmez be oğul
İnsana mahsustur şeref, hasiyet
Dostluğu yaralar, bozuksa niyet
Mevla’nın emrine eyle riayet
Mizanda haksızlık olmaz be oğul
Gidenlerden ibret alınmaz ise
Öbür yana azık, salınmaz ise
İnsan sağken, kadri bilinmez ise
Pişmanlık hatayı silmez be oğul
Gençlikte duygular sel gibi çağlar
Gönül, umudunu yükseğe bağlar
Dengine düşmeyen, ömrünce ağlar
Her güzel yerini bulmaz be oğul
Mehmet Postallı
İnsanlık ebedi ölmez be oğul
Elde ne var, ne yok, hepsi biterde İyilik kumaşı solmaz be oğul
Tek kişinin olsa, dünya tapusu
Er, geç kapanacak kazanç kapısı
Harap olur şatoların yapısı
Bu dünya kimseye kalmaz be oğul
Mala tamah etmek var ise serde
Gözüne çekilir siyah bir perde
Cimrilik, insanı düşürür derde
Hasedin, heybesi dolmaz be oğul
Bencil olan, önem vermez insana
Yolunu şaşırır, düşer isyana
Gün gelir, zulmeden uğrar ziyana
Mazlumu inciten gülmez be oğul
İster vali olsun, isterse kadı
Bozulacak bir gün ağzının tadı
Yalan dünya diye konsada adı
Nefis, umursamaz, bilmez be oğul
Kimse muaf değil, olmazsa deli
Her amelin, mutlak vardır bedeli
Hak sahiplerine, hakkın vermeli
Vazife ihmale gelmez be oğul
İnsana mahsustur şeref, hasiyet
Dostluğu yaralar, bozuksa niyet
Mevla’nın emrine eyle riayet
Mizanda haksızlık olmaz be oğul
Gidenlerden ibret alınmaz ise
Öbür yana azık, salınmaz ise
İnsan sağken, kadri bilinmez ise
Pişmanlık hatayı silmez be oğul
Gençlikte duygular sel gibi çağlar
Gönül, umudunu yükseğe bağlar
Dengine düşmeyen, ömrünce ağlar
Her güzel yerini bulmaz be oğul
Mehmet Postallı

İçim der Sabr'ı sükut...
Dilim der Sabr'ı zor...
İki arada bir Bedendeyim. Sabır zor olsa da Tevekküldeyim...!
Çünkü;
Haykıran Sükutlar Vardır ki Ancak ALLAH İŞİTİR ...
Cumamız mubarek
tüm niyazlarınız ,sığınmalarınız dergahı izzette makbul olsun..
mevlam ümmeti Muhammede inşirah bahşeylesin..
amin amin amin....
dualardan unutulmamak dileğiyle.
Bunca yıldır bir hiçliğe
Gittim, sana geliyorum
Yeter artık, döne döne
Bittim sana,geliyorum
Durdum ve düşündüm demin
Baktım, bu yol daha emin
Ayrılmamaya bin yemin,
Ettim sana geliyorum.
Gözüm yaşlı gönlüm garip,
Yalvarayım dedim varıp,
Benliği benden çıkarıp,
Attım sana geliyorum.
Aşk tokmağı değdi örse,
Durmam gayrı dünya dursa,
Dünden kalma neyim varsa,
Sattım sana geliyorum.
Bıraktım öfkeyi kini,
Oldum bir rahmet ekini,
Seni sevmenin zevkini
Tattım sana geliyorum.
ABDURRAHİM KARAKOÇ
inna lillahi ve inna ileyhi raciun...
ÜSTADIM MEKANIN CENNET OLSUN...
Gittim, sana geliyorum
Yeter artık, döne döne
Bittim sana,geliyorum
Durdum ve düşündüm demin
Baktım, bu yol daha emin
Ayrılmamaya bin yemin,
Ettim sana geliyorum.
Gözüm yaşlı gönlüm garip,
Yalvarayım dedim varıp,
Benliği benden çıkarıp,
Attım sana geliyorum.
Aşk tokmağı değdi örse,
Durmam gayrı dünya dursa,
Dünden kalma neyim varsa,
Sattım sana geliyorum.
Bıraktım öfkeyi kini,
Oldum bir rahmet ekini,
Seni sevmenin zevkini
Tattım sana geliyorum.
ABDURRAHİM KARAKOÇ
inna lillahi ve inna ileyhi raciun...
ÜSTADIM MEKANIN CENNET OLSUN...
Bu alemin güzellikleri seni sevgiliden almasın,
Bu eşsiz manzaraların hepside rüya ve hayel,
Ey zavallı nefsim yürü ve durma..
Kendi aslına kavuş buralarda durma,
Geçici süsleri bırak ta, vuslat şarabı iç,
Yürü, hiçlik meydanında er ol,
Yürü de Allah ın hiçlik sırrına vakıf ol."
Mustafa Özbağ
Mustafa Özbağ
Bu zeytuni, bu mecbur edildiğim
Öylesine aşufte bir hayatı
Çıkarttım gözümden
Çektirdiğim resimleri, cop izlerini…
Koynuma iki yılan gibi sokulan o yıllar
Hayatımın hava parasıydı, ödedim
Konuş dediler konuştum, sustum sus dediler
Bana hainliğin yakıştığını söylediler
Gereği gibi oynadım verilen tüm rolleri
Yuhalandım ve alkışlandım, ama şimdi
Söndü sahne ışıkları
Ardımda kötü bir isim
Dostlar,
Sessizce terkediyorum burayı
Bir haki zamanın sır tutanağı
Bu belgeyi bırakıyorum geleceğe
Kafesler içinde kafesler
İniltiye dönüşen ninniler var şimdi içimde
Bir ihtilal gibi yayılıyor acı
Geçmişime
Geleceğime
Kalbimle aramdaki o girilmez vadiye
Ben bir yasak işledim, sorgum yapıldı
Suçsuzum dedim, ama değildim:
İmrenerek bakmıştım uçan bir kuşa
Katilini emziren bir ananın acısı bendeki
Bir seyyahın ki ölümümü sırtımda taşıyorum
Sanki yaşıyorum bu minval üzre
Bir gün bana darağacı olacak
Bu söğüdü sulamak zorunda kalışım
Çaresizliğim
Çaresizliğim
Kendimi vuracak bir kıyı bulursam
Biraz daha kahır yüklenirim
Sokaklara çıkmam ne de balkonlara
Çekilirim gönlümün sıkıyönetim olmayan diyarına
M İslamoğlu
Öylesine aşufte bir hayatı
Çıkarttım gözümden
Çektirdiğim resimleri, cop izlerini…
Koynuma iki yılan gibi sokulan o yıllar
Hayatımın hava parasıydı, ödedim
Konuş dediler konuştum, sustum sus dediler
Bana hainliğin yakıştığını söylediler
Gereği gibi oynadım verilen tüm rolleri
Yuhalandım ve alkışlandım, ama şimdi
Söndü sahne ışıkları
Ardımda kötü bir isim
Dostlar,
Sessizce terkediyorum burayı
Bir haki zamanın sır tutanağı
Bu belgeyi bırakıyorum geleceğe
Kafesler içinde kafesler
İniltiye dönüşen ninniler var şimdi içimde
Bir ihtilal gibi yayılıyor acı
Geçmişime
Geleceğime
Kalbimle aramdaki o girilmez vadiye
Ben bir yasak işledim, sorgum yapıldı
Suçsuzum dedim, ama değildim:
İmrenerek bakmıştım uçan bir kuşa
Katilini emziren bir ananın acısı bendeki
Bir seyyahın ki ölümümü sırtımda taşıyorum
Sanki yaşıyorum bu minval üzre
Bir gün bana darağacı olacak
Bu söğüdü sulamak zorunda kalışım
Çaresizliğim
Çaresizliğim
Kendimi vuracak bir kıyı bulursam
Biraz daha kahır yüklenirim
Sokaklara çıkmam ne de balkonlara
Çekilirim gönlümün sıkıyönetim olmayan diyarına
M İslamoğlu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
*******
Followers
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
***********


















































*
View My Stats *************************************
**************
****************************




















































View My Stats *************************************
![]() |
